Sevdiğiniz Şeylerden Allah Yolunda Harcamadıkça İyiliğe Asla Erişemezsiniz
Haber
02 Ekim 2021 - Cumartesi 23:49
 
Sevdiğiniz Şeylerden Allah Yolunda Harcamadıkça İyiliğe Asla Erişemezsiniz
Sevdiğiniz Şeylerden Allah Yolunda Harcamadıkça İyiliğe Asla Erişemezsiniz
DİNİ KONULAR Haberi
Sevdiğiniz Şeylerden Allah Yolunda Harcamadıkça İyiliğe Asla Erişemezsiniz

 

Sevdiğiniz Şeylerden

Allah Yolunda

Harcamadıkça İyiliğe

Asla Erişemezsiniz

 

Hadisi şerifi nasıl anlamalı ve amel

etmeliyiz? Sahabe duyar duymaz

ne yaptı? Hadisten çıkarmamız

gereken dersler...

Enes radıyallahu anh şöyle dedi:

Medine’de ensar arasında en fazla hurmalığı bulunan

Ebû Talha idi. En sevdiği malı da Mescid-i Nebevî’nin karşısındaki Beyruhâ adlı hurma bahçesiydi. Resûlullah

 sallallahu aleyhi ve sellem bu bahçeye girer ve oradaki

tatlı sudan içerdi.

Enes (sözüne devamla) dedi ki:

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz” âyet-i kerîmesi nâzil olunca, Ebû Talha Resûlullah

 sallallahu aleyhi ve sellem in yanına geldi ve:

- Yâ Resûlallah! Cenâb-ı Hak sana “Sevdiğiniz şeylerden Allah

yolunda harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz” âyetini gönderdi.

En sevdiğim malım Beyruhâ adlı bahçedir. Onu Allah rızâsı

için sadaka ediyorum. Allah’dan onun sevabını ve âhiret azığı

olmasını dilerim. Beyruhâ’yı Allah’ın sana göstereceği

şekilde kullan, dedi.

Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle

buyurdu:

- “Âferin sana! Kârlı mal dediğin işte budur! Seni duydum,

Ebû Talha. Onu akrabalarına vermeni uygun görüyorum.”

Ebû Talha:

- Öyle yapayım, yâ Resûlallah, dedi ve bahçeyi akrabaları

ve amcasının oğulları arasında taksim etti. (Buhârî, Zekât

44, Vekâlet 14, Vesâyâ 10, 17, 26, Tefsîru sûre (3) 5, Eşribe

13; Müslim, Zekât 42, 43)

  • Hadisi Nasıl Anlamalıyız?

Ebû Talha yiğitliği ve gür sesiyle ünlü sahâbî’dir. Uhud savaşında

göğsünü Resûlullah’a siper etmesi unutulmayacak

kahramanlıklarından biridir. Bu hadisin râvisi Enes İbni

Mâlik’in de üvey babasıdır. Ebû Talha’nın karısı ve Enes’in

annesi olan Ümmü Süleym ise imânı ve Resûlullah aşkı a

nlatılamayacak kadar üstün, meziyetleri insana hayranlık

verecek kadar mükemmel bir hanımdır. Kısacası bu ailenin

fertleri, İslâm’ın yücelttiği özelliklere sahip birer kutup

yıldızıdır.

Sevdiği malı Allah yolunda harcamak yiğit adamın işidir.

Çünkü mal sevgisi insana câzip gösterilmiştir. Çoğu insana

göre malını başkasına vermek, hele en güzelini, en çok

sevdiğini gözden çıkarmak canından bir parça vermek kadar

zordur. Zira mal canın yongasıdır.

Ebû Talha’nın verdiği bu hurma bahçesinin ne kadar değerli

olduğunu şöyle anlayabiliriz. Peygamber Efendimiz ona

Beyruhâ’yı akrabalarına vermesini tavsiye edince, aralarında Resûlullah’ın şâiri Hassân İbni Sâbit ve Kur’ân-ı Kerîm’i en

iyi bilen ve ashâbın muallimi olarak tanınan Übeyy İbni

Ka`b’ın da bulunduğu akrabalarına taksim etmişti. Hassân

kendi hissesini sonraki yıllarda Muâviye İbni Ebû Süfyân’a

yüz bin dirheme satmıştı. O günlerde beş dirhemin bir koyun

ettiği düşünülürse, sadece Hassân’ın hissesi yirmi bin koyun

 alacak kadar değerliydi. İşte Ebû Talha Allah’ın rızasını, onun

cennetini ve cemâlini kazanmak arzusuyla en gözde malını

seve seve vermişti.

En sevdiği malı Allah rızâsı için veren sahâbîler arasında,

Hz. Ömer’in faziletli oğlu Abdullah’ın ayrı bir yeri vardır.

İbni Ömer hazretleri çok zengindi. Kölelerinin, câriyelerinin

hesabı yoktu. Bu câriyelerden Dümeyne adlı çok güzel bir kıza

gönlünü kaptırmıştı. Bilindiği üzere câriye, alınıp satılan bir

nevi mal durumundadır. Abdullah İbni Ömer “Sevdiğiniz

şeylerden Allah yolunda harcamadıkça, en iyiye eremezsiniz”

âyetini hatırlayınca, Dümeyne’yi hemen âzâd etti ve onu

mülkünden çıkardı. Daha sonra da âzadlı kölesi büyük âlim

Nâfi` ile evlendirdi.

Hulefâ-yı râşidînin beşincisi diye meşhur olan Ömer İbni Abdülaziz hazretleri çuval çuval şeker alır, fakirlere

dağıtırmış. Ona:

- Böyle yapacağına para dağıtsan olmaz mı? diye sormuşlar.

O da:

- Ben şekeri çok severim. Onun için sevdiğim şeyi infâk

etmek istedim, demiş.

Demekki Allah’ın rızasını kazanmak, malın iyisini, değerlisini,

kalitelisini O’nun uğrunda vermekle mümkündür. Dinimiz

zekât ve sadaka verenleri, mutlaka şu kalitede mal vereceksin

diye mecbur tutmamakta, fakat onlardan fedakârlık

beklemektedir. Peygamber Efendimiz’in zekât memurlarına,

halkın malının en değerlisini almayın buyururken, zekât

ve sadaka verecek olanları mallarının iyisini vermeye teşvik

etmesi ne kadar mânalıdır. Hadisimiz 322 numarayla tekrar

görülecektir.

  • Hadisten Çıkarmamız Gereken Dersler Nelerdir?
  1. Allah rızası için harcama yapacak kimse, malının
  2. en iyisini ve en güzelini vermelidir.
  3. Öncelikle akrabalarını düşünmeli ve onlara yardım
  4. etmelidir.
  5. Malını hangi hayırda kullanmanın uygun olacağını
  6. ilim ve fazilet sahiplerine sormalıdır.
  7. Memnun olacağını bildiği dostunun bağına bahçesine
  8. girip meyvasını yemek, suyunu içmek mübahtır. Sadece dostların değil, faziletli kimselerin de böyle davranması câizdir.
  9. Malını Allah yolunda vakfetmek üstün bir ibadettir.
  10. Büyük hayırlarda bulunan kimseler, Peygamber
  11. Efendimiz’in yaptığı gibi, takdir edilmelidir.
  12.  

   Kaynak: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

 

İNFAK NEDİR?

İnfak Nedir?

SADAKA NEDİR? SADAKA

İLE İLGİLİ AYET VE

HADİSLER

Sadaka Nedir? Sadaka İle İlgili Ayet ve Hadisler

ZEKAT NEDİR, KİMLERE

VERİLİR VE NASIL HESAPLANIR?

Zekat Nedir, Kimlere Verilir ve Nasıl Hesaplanır?

PAYLAŞ:                
Kaynak: Editör:
Etiketler: Sevdiğiniz, Şeylerden, Allah, Yolunda, Harcamadıkça, İyiliğe, Asla, Erişemezsiniz,
Yorumlar
Haber Yazılımı